Aile Yapısı :Tavas’ta (bilhassa köylerinde)büyük
baba, ebe(babaanne), baba, gelin ve torunlardan oluşan ataerkil, birleşik aile
düzeni vardır. Gelinler evde babası ve eşi dışındaki erkeklere “ağa”
der, kız varsa “bılla” denir. Çocuklar büyük amcalarına “büyükbaba”,
hanımına da koca ana derler. Yaşça babadan küçük olanlara amca ve hanımlarına
yenge denir. Amca veya dayı çocukları birbirlerine“aga, aba” diye, küçüklere ise isimleri ile hitap ederler.(Amca oğlu, amca kızı, dayı oğlu,dayı kızı, hala oğlu, hala kızı, teyze oğlu, teyze kızı şeklinde
çağrılır.)Anne ve babanın
amca veya dayısına çocuklar dede, onların hanımlarına da ebe derler.
Günümüzde artık bu aile yapısının köylerde de dağılmaya başladığı
gözlenen bir husustur. Bu tip ailelerde eğer varsa dede, yoksa en yaşlı
erkek üyedir ve dede sağ olduğu müddetçe erkek çocuklar evlenseler bile
izinsiz ayrılamazlar, birlikte yaşarlar. Aksi halde ayıplanırlar. Gelinler
kocalarının annelerine ana, babalarına baba diye hitap ederler. Genel konuşmalarda
kaynana ve kaynata derler. Kocanın erkek kardeşine kayın denir. Damat ise eşinin
anne ve babasına daha önce nasıl hitap ediyorsa, onu devam ettirir. Genel
konuşmada ise kaynana ve kayın baba diye söz eder. Kız çocukları evlenip
çoluk çocuğa karışsalar da baba ocağındaki yerlerini korurlar. Babaları
ölse de evin en büyük erkeği kimse ona aynı şekilde saygıyı devam
ettirirler. Cumhuriyet dönemine kadar, iki evlilik yaygın olmasına rağmen,
sonraları git gide yok olmuştur.
Akraba ve Komşu İlişkileri : Ataerkil aile yapısınabağlı olarak akrabalık ilişkileri oldukça sıkıdır. Dede, ebe,
baba, ana, aga, aba, bılla, yenge, dayı, hala, teyze, amca, görümce akrabalık
zincirinin halkalarıdır. Bilhassa köylerinde kan bağı dışında oluşturulan,
bazı dostluklar vardır ki bunlar da büyük önem taşır.
a)Süt Kardeşliği(Emişmek) :
Çocuklar anne sütü ile yetiştirilirler. Sütü yetersiz olan anneler, sütü
yeterli olan bir anne ile anlaşarak çocuğunu emzirtir. Böylece bu çocukla,
süt annesinin çocukları arasında ömür boyu sürecek kardeşlik bağı
tesis edilmiş olur.
b)Kardeşlik: Birbirleriyle iyi
anlaşan, sevinç ve üzüntülerini paylaşan insanlar birbirlerini karşılıklı
kardeş ilan ederler. Birbirlerine bundan sonra “kardeşlik” diye hitap
ederler. Erkeklerin kendi aralarında, kadınların kendi aralarında oluşturduğu
ve devamlı yardımlaşmayı gerektiren bu bağ ömür boyu sürer. Farklı köylerden
kardeşlik tutma suretiyle oluşturulan bağlar daha güçlüdür.
c)Yaren : Kadınlaraynı yılda doğmuş yaşıtlarıyla, daha iyi anlaştıkları için
birbirleriyle arkadaş olurlar ve ona “yaren” denir, birbirlerine de “
yarenim” diye hitap ederler.
d)Irafık (refik) : Kız kaçırmada
,oğlana yardım eden arkadaşına ırafık denilir. Erkekler yaşıtları arasından
iyi anlaştığı birini ırafık seçer, bu bağ ve ilişkileri ömür boyu
devam eder.
e)Tertip: Aynı dönem askere
gidenlerin oluşturduğu bir arkadaşlık bağıdır.
f)Asker
arkadaşı: Askerliğini beraber yapmış erkekler arasında
sonraları da devam eden bir dostluk bağıdır. Asker arkadaşları,
bulundukları köy ve kasabalara gidilerek ziyaret edilir.
g)Sağdıç : Damat ve geline
evliliklerinde yardımcı olan ayrıca evlilik ve gerdek hakkında sır
bilgileri veren kişilere denir. Sağdıç evli kadın veya evli erkekten olur
ve yaşları da gelin ve damada nazaran çok az da olsa büyüktür.
Son yıllarda
sağdıçlığın, esas fonksiyonundan uzaklaşıp, şekli bir hal almasından
dolayı, bekarların da sağdıçlık yaptıkları görülmektedir. Bazı köylerinde
çocuklar babalarının sağdıçlarına “gocu buba” diye adlandırmaktadırlar.
Bunlara ek olarak pamuk toplama gibi başka vilayetlere çalışmaya
gidenlerin oluşturduğu küçük arkadaş gruplarından söz edilebilir.
Bilhassa köylerde göçebe hayat ve çiftçiliğinsürekli yardımlaşma gerektirmesinden dolayı komşuluk ilişkileri
oldukça güçlüdür. Adeta bütün köy birbirinin komşusu gibidir. Yaylak ve
kışlaklarda, aynı yurtlara çadır kuran, günlük işlerinde dahi yardımlaşan,
yiyeceklerini paylaşan ayrılmaz komşular vardır. Bir çok ev aletleri müşterek
kullanılır, acil durumlarda eksiklikleri birbirlerinden tamamlarlar. Komşu
evi ikinci bir ev gibi görülmektedir. Günümüzde bu komşuluk ilişkilerinin
git gide geçmişe oranla zayıfladığı görülmektedir.
Misafirperverlik en önemli özelliklerinden biridir. Eve dışardan
gelenler kim olursa olsun, eski Türk kültür geleneğine bağlı kalarak ve
dini motivasyonun da etkisiyle “Tanrı misafiri” kabul edildiği için, günün
hangi saatinde olursa olsun tok olduğunu söylese demutlaka sofra kurulur, en iyi yiyecekler ikram edilir, en iyi eşyalar
kullandırılır, en iyi şekilde hizmet edilir.