OYUNLAR:
| İlk kez bir yarışmaya giden ekibimiz:
Yapı Kredi Bankası 5.Halk oyunları yarışması Tarih:14-30.Temmuz 1961 Başkan: Halil Hilmi DANIŞMAN Bağlamacılar: Talip ÖZKAN-M.Ali ÇUKUREL-Abdullah KEYSAN Oynayanlar: Mehmet KALLİ-Fettah DAĞDELEN-Abdurrahman Çiyançı-Bekir SARUN_İsmail KÖSMÜŞ Jüri Üyeleri: Muzaffer SARISÖZEN-Halil BEDİİ-Ahmet Kutsi TECER Yer: İstanbul Açık Hava Tiyatrosu
|
23.Temmuz 1961 tarihli MİLLİYET gazetesi
köşe yazar
ULUNAY köşesinde şöyle bahsetmektedir. 7 kişiden mürekkeptir.Gösterilen üç raks da zeybek havalarıdır. Ama zeybeğin mükemmelini seyrettik. Bu ekipte bağlama harikulade güzeldi, Denizli-Tavas gösterisi misk gibi Anadolu kokuyordu. (orijinal olarak yazılmıştır)
|
1-
YÖREMİZDE OYNANAN
OYUN ADLARI:
Ağır
Tavas Zeybeği, Yağar Yağmur Zeybeği, İbramusta Zeybeği, Alyazmam Zeybeği,
Kerimoğlu Zeybeği, Acıpayam Zeybeği, Bas Bas Zeybeği, Harmandalı Zeybeği,
Barza Zeybeği, Kadıoğlu Zeybeği, Muğla Zeybeği, Çökertme, Serenler,
Cemile, Et Aldım Elim Yağlı, Siyah Makarada İpliğim, Keten Göynek, Gelin
Kaynana Oyunu, Kösem Oyunu, Yar Başına Oyunu, Erkek Taklit Oyunu, Kız Kaçırma
Oyunu, Kız Ağlatan Oyunu
2-KADIN
OYUNLARI:
Cemile,
Et Aldım Elim Yağlı, Siyah Makarada İpliğim, Gelin Kaynana Oyunu,
Yar Başına Oyunu, Erkek Taklit Oyunu, Kız Kaçırma Oyunu, Kız Ağlatan
Oyunu, Keten Göynek Oyunu
3- ERKEK OYUNLARI:
Ağır Tavas Zeybeği, İbramusta Zeybeği, Yağar Yağmur Zeybeği, Barza Zeybeği, Kadıoğlu Zeybeği, Kerimoğlu Zeybeği, Harmandalı Zeybeği, Acıpayam Zeybeği, Bas bas Zeybeği, Alyazmam Zeybeği, Çökertme Zeybeği, Serenler Zeybeği, Köroğlu Zeybeği, Beş Kaza zeybeği, Sürmeli zeybeği, Sebetçioğlu zeybeği
4-Yöremizde kadın ve erkeklerin beraber oynadıkları oyunları yoktur 5-Yöremizde birbirleri ile bağlantılıoyunlarıyoktur.
6- Yağar Yağmur Zeybeği: Bu oyun yörede az sayıda kişi tarafından icra edilmektedir.Nedeni ise oyun oyuncunun yorumu ile zenginleşir.
7- a-Ağır Tavas Zeybeği :
1- Bölüm;
giriş,düz, dönerek düz, bağlama
b-İbramusta
Zeybeği; düz,dönerek düz, atik, tırpan, içe orta, dışa orta, bağlam
.Toplam olarak yedi figürden ibarettir.
8- a-Tavas Zeybeği: Menteşe sancağı mütesellimi (Askeri ve ekonomik sorumlusu) Osman Ağa sülalesi beyliği uzun süre ellerinde tutmuşlardır. Osman Ağanın sülalesine Tavaslıoğulları denip,beyliği idare ederken uzun süre saltanat kavgaları yapmışlardır.
Aynı sülaleden Kelleciler denen bir kol beyliğin hakimiyetini ele geçirmişlerdir.Bu grup adın da anlaşılacağı gibi halkı zorbalıkla yönetmiş çok kelle düşürmüşlerdir.Hatta deliktaş denilen,ortası delik bir insan kafasının geçebileceği bir taştan, cezalandıracakları kişinin kafasını ip bağlayıp taşın diğer tarafından mandalarla çekerlerdi. Böylece korkunç bir kafatası (kelle) alınmasıyla idam etmiş olurlardı. Yöre halkının şikayeti üzerine Menteşe büyük beyi Tavas’taki hakimiyeti Kellecilerden alıp Tavaslıoğulları’na vermiştir. Tavaslıoğulları sancak beyliği Hırka Köyünde sürdürdükleri sırada sık sık çevrede güme avlarına gidiyorlardı.Bu sülalenin en önemli zaafları içkiye düşkünlük ve avcılıktı.
Sancak beyliğinden alına Kelleci, Tavaslıoğullarının ileri gelenlerini bir gün Yarengüme’ye (Tavas’ın eski adı) ziyafete davet eder. Bu ziyafete Mütesellim Osman Ağa’nın ismini alan oniki yaşlarındaki torunu dışında tüm Tavaslıoğulları katılmıştır. Özel olarak hazırlanan bir evin alt dam bölümüne, Kelleci çok miktarda barut yerleştirmiştir. Eğlencenin en koyu yerinde Kelleci ve adamları farkettirmeden dışarı çıktılar. Kelleci Sevdiği birkaç adamını da feda ederek, Tavaslıoğullarının şüphesini çekmemesi için içeride bırakır. Böyle bir durumda eşkıya diyebileceğimiz Kelleci alt kattaki kilolarca barutu ateşletti. Tüm ileri gelen Tavaslıoğullarının erkekleri imha edilmiş oldu. Yalnız yaşı küçük olduğu için eğlencede bulunması sakıncalı görülen torun Osman Hırka’da kaldığı için ölmekten kurtuluyordu. Kelleci Tavaslıoğullarından
hiç erkek nesli bırakmamak için Hırka Köyüne’de baskı yapar,köyün altını üstüne getirir.
Fakat
Osman’ı bulamaz. Kellecinin Hırka köyündeki gözcüsü bile Kelleci’yi
sevmediği için Hırka Bağları’nda gördüğü Osman’ı daha da gizleyip
Kelleci’ye haber vermedi. Bu arama tarama yas içinde olan Tavaslıoğullarının
kadınları sülalenin son erkeğinin de öldürülmemesi için insan üstü bir
gayret sarfetmişlerdir.Torun Osman olaydan birkaç gün sonra bizzat
Kelleci’nin gözcüsü tarafından Manisa’daki Karaosmanoğulları’na
emanet edilmiştir. Adı geçen çocuk sekiz, on yıl
Karaosmanoğulları’nda ata binmeyi silahları kullanmayı öğrenip
cihanmert yiğit olarak yetişti. Karaosmanoğlu’nun Osman’a verdiği yüzden
fazla kızanla Manisa’dan Hırka’ya dönüp birçok kişiyi ortadan kaldırarak
ağalığını Kelleci’den geri aldı.
b-ALYAZMAM ZEYBEĞİ(KIRIK TAVAS ZEYBEĞİ)
Aşağıda sözleri yazılı ALYAZMAM zeybeği Tavas’ta kırık Tavas olarak oynanmakta olup yaygın adı ALYAZMAM zeybeğidir.
Alyazmam dalda kaldı aman gözlerim yolda kaldı
Yıkılası meyhane aman sarhoşum nerde kaldı
Alyazmanın oyası elime de çıktı boyası
Gelcen dedi gelmedi Allah’ından bulası
Alyazmamı düreyim aman aç koynuna gireyim
Uyu uyan sar beni aman yar olduğunu bileyim
Çay benim çeşme benim aman derdimi deşme benim
Hakikatli yar isen aman önümden geçme benim
c-YAĞARYAĞMUR ZEYBEĞİ:
Öykü,bugünkü adıyla Sarabat olan Sarıova köyünde geçmiştir. Öykünün kahramanı Hayışoğlu 17. yüzyılı ikinci yarısında Tavas’ta bileği bükülmez bir pehlivan attığını vuran bir avcıdır. Hayışoğlu o zamanlar da Tavas’ta ikamet etmekte olan geniş arazi sahibi rum bir ailenin kızına sevdalanır. Kızda bu sevdaya karşılıksız bırakmaz .Ayrıca o bölgedeki fakir bir ailenin güzelliği ile ünlü kızı Halime’de Hayışoğlu’na vurgundur.
Hayışoğlu bu sıralarda patlak veren Celali isyanlarının bastırılmasında Menteşe beyliği bünyesinde görev alır .Bu görev sırasında Konya’ya kadar gider. Büyük kahramanlıklar gösterir. Pek çok Celali’nin kellesini Menteşe beyine getirir. Bir ara fırsat bulunca sevdiği rum kızını görmek için Tavas’a gelir ve ani bir karar vererek kızı zorla dağa kaldırır. Kızın babası durumu derhal zabtiyelere bildirir ve şikayetçi olur. Kazık Beli mevkii’nde soğuk karla karışık bir kış günü Hayışoğlu ve kendisine yardımcı olan iki kardeşi ile zaptiyeler arasında kanlı çatışmalar olur. Hayışoğlu zaptiyelerden birkaçının alnından vurur. Akşam karanlığından yararlanıp zaptiye çemberini yaran Hayışoğlu ve kardeşleri Sarıabat’ın doğusundaki Asar dağına doğru kaçarlar. Çatışmaları ve şiddetini duyan Hayışoğlu’nu gizli sevdalısı Halime kız, üzüntü içinde köyden ayrılır gider. Bir daha ondan haber alınamaz. Sonrada zeybek olarak oynanan ve günümüzde de yörenin en güzel zeybek oyunlarından olan ‘’Yağaryağmur Türküsü’’ Tavas yöresi halkının gönlünden kopup dillerden düşmeden ağızdan ağıza ufak tefek değişikliklere uğrayarak günümüze kadar gelmiştir. Sözlü uyunlarımızdandır. Genelde tek kişi (solo) oynanır.
Türküsü:
Yağaryağmur
yer yaş olur uçanda kuşlar bidanem sarhoş olur
c- İBRAMUSTA ZEYBEĞİ:
Şimdiki ismi Konak olan Nikfer Tavas’ın bir kasabasıdır. Nikfer, Yorga, Bahçeköy ve Balkıca’nın bulunduğu mevkiye Barza ovası denilir. Nikfer’de NABIOĞLU adlı yiğitliği ve yakışıklılığı ile nam salmış ancak kumar oynamak gibi büyük bir kusuru bulunan bir delikanlı vardır. Nabıoğlu bir gün kumarda herşeyini kaybeder. Para bulmak için izin isteyip kalktığında oyun arkadaşlarından birisi ondan çok sevdiği hanımını getirmesini ister. Bu söze çok içerliyen Nabıoğlu uçan sinek ve böceklerin göremeyeceğini zannettiği bir sırada kendisine hakaret eden kişiyi öldürür. Fakat olayı köy bekçisi( deştiman) görür ve jandarmaya ihbar eder. Tutuklanan Nabıoğlu Kurtuluş Savaşı başlangıcında pek çok mahkum gibi serbest bırakılınca aynı günü ihbarcı köy bekçisini öldürür ve Demirci Mehmet Efe’ye katılır. Daha sonra Kuvayi Milliye’ci olan Nabıoğlu’nun kahramanlıkları dilden dile dolaşır. Yorga köylü ve kendi uslübuyla ve ‘’İBRAMUSTA DÜZENİ’’ ile ün yapmış zurna ve bağlama üstadı İbram usta her olay gibi bu olaylardan çok etkilenerek bir ezgi yapar. Sonradan halk arasında İbramusta diye anılan ve sazdan saza geçip gelen bu ezgi, efe oyunu olarak çalınır oynanır olmuştur. Bu oyunun en büyük özelliği; Nabıoğlu efenin tüm karekterini ortaya koyan bir biçimde ağır başlılık içinde ve sanki bale yapar gibi parmak uçlarında oynanmasıdır. Oyunun figürleri Bahçeköy’lü Süleyman ARMAĞAN’dan alınmıştır.
Sözsüz oynanan oyundur.
9- Denizli merkez : Bas bas zeybeği
Acıpayam : Beş Kaza zeybeği, Sürmeli,
Tavas : Ağır Tavas zeybeği, Kırık Tavas (Alyazmam) zeybeği, Yağaryağmur
Zeybeği, İbramusta zeybeği, Kerimoğlu zeybeği, Harmandalı zeybe-
ği, Kadıoğlu zeybeği
C- MÜZİK:
1-
b-Nefesli
çalgılar: Zurna, Klarnet,sipsi, kaval, trompet (Boru)
1-
Leğen, dümbek(çömlek
darbuka üzerine kuzu kuyruğu kapağı ve karın gerilerek yapılan vurmalı çalgı),
sipsi, saz,
KAYNAKLAR:
YAZILI KAYNAKLAR:
1-Emin BALOĞLU : (2000) Tavas Yöresi Türk Halk Oyunlarının Tarihi Gelişimi
Bitirme Tezi MÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu MUĞLA
2-Kenan ÇÖLGEÇEN : (2002) Halk Bilgisi Işığında Tavas
PAÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi DENİZLİ
CANLI KAYNAKLAR: (Şahsi görüşmeler)
Mehmet ÇÖM : Usta Öğretici
Hasan İSTANBULLU: Yaşayan Eski Oyunculardan
İsmail KÖSECİ : Yaşayan Eski Oyunculardan
Habib AKBUNAR : Yaşayan Eski Oyuculardan
FOTOĞRAFLAR:
Tavas Halk Eğitimi Müdürlüğü Arşivi
Emin BALOĞLU Albümü
Kazım KINLI Albümü
TEKNİK SORUMLU ve EDİTÖR
Şükrü TAKIM Tavas M.K. Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü